in , ,

Bir Küçük Kont Drakula Meselesi

Küçük dediğime hiç bakmayın efendim. Zira aslında büyük bir baş belası…

Kont Drakula adını duyduğumuzda biraz da izlediğimiz filmler ya da okuduğumuz kitaplar nedeniyle zihnimizde ilk olarak fantastik bir karakter canlanıyor. Bunun temel nedeni İrlandalı yazar Bram Stoker’ın günümüzde dahi popülaritesini sürdürmeyi başaran, 1897 yılında yayınladığı “Dracula / Drakula” isimli fantastik korku romanıdır. Ancak aslında romanın ana karakteri olan Kont Drakula, ülkemizde Kazıklı Voyvoda olarak da bilinen III. Vlad Tepeş’in ta kendisidir.

Sultan II. Murad döneminde yapılan akınlar sonrası Eflak ve Boğdan, Osmanlı topraklarına katılır. Kimi kaynaklara göre zorla, kimi kaynaklara göre de Vlad Dracul’un rızasıyla  kızı ve oğlu yetiştirilmek üzere Edirne’ye saraya gönderilirler. Küçük Vlad’ın ileride Eflak ve Boğdan’ın Voyvodası yani valisi olması düşünülmektedir. Vlad’ın saraydaki en yakın arkadaşı,  Şehzade Mehmet olur. Böylece 2 dev ismin yolları ilk kez çocuklukta kesişmiş olur. Geleceğin liderleri olarak yetiştirilen 2 küçük çocuk, birlikte zorlu ve derin bir eğitimden geçerler.

II. Kosova Savaşı sonrasında Vlad Tepeş Osmanlının da yardımıyla Eflak’ın başına geçme girişiminde bulunur. Fakat kısa bir süre sonra Macaristan tarafından desteklenen II.Wadislav tarafından yenilgiye uğratılır. Boğdan’a sürgüne gider. Şehzade Mehmet ise babasının ölümünün ardından 1451 yılında II. Mehmet adıyla tahta oturur ve 1453 yılında İstanbul’u fethederek kudretini gösterir.1456 yılında Osmanlı’nın Belgrad’ı kuşatmasından yararlanan Vlad, ordusuyla Eflak’a yürür. Voyvoda Vladislav’ı öldürüp yeni Eflak Voyvodası olur ve III. Vlad adını alır. Vlad, Fatih Sultan Mehmet tarafından olağanüstü yetkilerle donatılır. Karşılığında da Osmanlı çıkarlarını gözetir ve düzenli şekilde vergisini öder.

Zamanla giderek zalimleşen Vlad, düşmanlarını kazığa oturtarak idam etmeye başlayınca Kazıklı Voyvoda diye anılmaya başlandı. Öldürttüğü kişilerin kanlarını fıçılara doldurtup kadeh kadeh içtiği söylentisi ise adının vampire çıkmasına neden oldu. 1459 yılına gelindiğinde Macarların desteğini alıp isyan bayrağını çeken Vlad, Osmanlı’ya vergi ödemeyeceğini açıklar. Fatih Sultan Mehmet’in gönderdiği elçileri kazığa oturtur. Fatih Sultan Mehmet bunun üzerine Vlad’a son uyarı mahiyetinde bir mektup gönderir. Ancak Vlad, bu mektubu da hiçe sayar.

Bağımsızlığını ilan ettikten sonra 1460 – 1461 yılları arasında ordusuyla Tuna nehrinin ötesine geçmeyi başarır. Ele geçirdiği tüm Osmanlı askerlerini kazığa oturtarak öldürtür

Vlad’ın en sevdiği eğlence kazık işkencesi idi. Kazıklara vurulmuş ve işkencelerle can vermekte olan Türkler’den oluşan kalın bir dairenin ortasında, sarayının halkı ile birlikte yemek yemekten büyük haz duyardı. Eline türk esirleri geçtiğinde, ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlerin tuz ile oğuşturulmasını, ondan sonra da elem ve azabın artması için keçilere yalattırılmasını emrederdi. Yaklaşık 20 bin Türk’ü ve bir onun kadar da Bulgar’ı kazığa vurdurduğu ya da çarmıha gerdirdiği bilinmektedir.

1462 yılında Fatih Sultan Mehmet, ordusuyla ana hedefinde Vlad’ın olduğu Balkan seferine çıkar. Sıcak, susuzluk ve rivayet edildiğine göre kazığa oturtulmuş 20.000 kişiyi kilometrelerce seyretmek moralleri bozsa da, Vlad kalesinde kıstırılır fakat yine de kaçmayı başarır. Romen köylülerin de yardımıyla Macaristan’ın Erdel bölgesine kaçıp Macar kralı Matthias Corvinus’a sığınır. Vlad, kaçarken de zalimliğini sürdürür. Geçtiği yerleri yakıp yıkar. Tüm kuyulara zehir döktürür. Dönemin ölümcül bulaşıcı salgınları veba ve cüzzam hastalarını Türk bölgelerine gönderir. ( İflah olmaz bir psikopat…)

1474 yılına kadar sürgün hayatı yaşayan Vlad, 1476 yılında arasını düzeltmeyi başardığı Macar kralı ve Moldove prensi olan kuzeni Stefan Cel Mare (III. Ştefan) nam – ı diğer Büyük Ştefan’ın desteğiyle Eflak’ı tekrar ele geçirmeyi başarır. Vlad, 1476 yılının Aralık ayında Osmanlı’yla son savaşına girişir.

300 askeriyle birlikte yeniden Osmanlı ordularına yenilir. Esir alınan askerleri kazıklara oturtulur. Öldürülen III. Vlad’ın kesilen başı öldürüldüğünü ispat etmek için İstanbul’a Fatih Sultan Mehmet’e gönderilir. Vlad’ın bir vampir olduğu rivayeti Almanya, Macaristan ve Rusya’da bir güzel yayılır. Buna rağmen Romen halkı onu bir kahraman olarak görmeye devam ediyor.

Durum acınası mı, övülesi mi siz karar verin değerli okurlar.

Yazar Hilal Sarı

Her şeye nane çocuk gelişimci... :)

Yorumlar ( 1 )

Yorum Yap

Yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arduino İle I2C Lcd Kullanarak Kondansatör Ölçüm Cihazı Yapımı

SLİME NASIL YAPILIR EVDE SLİME YAPMA KOLAY YOLU