in ,

Karısı Padişah Tarafından İstenince Adı Deyyusa Çıkmış Pek Sevgili Osmanlı Paşası

Öncelikle canlarım, sizlere anlatmaya başlamadan önce belirtmek isterim ki  bu hikaye Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde geçer Seyahatname’de bu tarzda birçok hikaye vardır. Bu hikayede gerçek değil; folklorik bir anlatım vardır. Bir de Evliya Çelebi çok komik adamdır. 😀

Takvimler Miladî 1648 yılını gösterirken koca imparatorluk birçok sorunla boğuşmakta…

Tahtta ise Boncuklu Deli İbrahim lakaplı Sultan 1. İbrahim vardır.

İmparatorluk, toprak ve otoritesini kaybederken Anadolu’da bir isyan bastırılmadan yenisi patlıyordu ve devlet altın çağında, içindeki dillere destan olan hazine tamtakırdı.

Vergiler toplanamadığı için valiler ve diğer devlet görevlileri üstü örtülü haraç toplamaya çıkarken sarayda israf ve şatafat son hızla devam ediyordu.

O yılların modası samur kürkler, samur halılar tüm saray eşrafının tutkusu haline gelmişti ama mali durum o kadar da önemsenmiyordu.

Dersaadette ahval böyleyken bir olay Sivas’ta ortalığı karıştırmıştı. Sivas’a gelen bir saray memuru Vali Varvar Ali Paşa’dan 30 bin kuruş ‘harçlık’ istedi.

O dönemlerde valilerin padişahlara harçlık verme yükümlülüğü vardı.

Ancak Vali gayet net bir yanıt verdi; ‘Sivas’ın tek kuruşu yok! Bu parayı nereden vereyim? Yol keserek halkın malını mı soyayım?’’

Bu cevabın ardından memur Sivas’ı terk etse de daha sonra başka bir memur çok farklı bir istekle geldi.

Anadolu’daki önemli kumandanlardan İbşir Paşa’nın karısının güzelliğinin ünü hükümdara kadar gitmişti. Sultan İbrahim ‘‘İbşir’in avradı tez bana gönderile.” diye ferman çıkarmıştı.

Ancak Varvar Ali Paşa ‘‘Bre bu nasıl istektir? Bir Müslüman ademin nikáhlı avradını elinden alıp padişah bile olsa bir başka herife nasıl veririm?’’ der.

Sonrasında da memurları sert bir şekilde kovup adamlarını alarak isyan eder.

Böyle bir rest sarayda olay yaratır. Sultan İbrahim, Varvar Ali Paşa’nın isyanını bastırmak için bir kumandanı görevlendirir… Eşine göz koyduğu İbşir Paşa!

İbşir Paşa kendisinin eşini vermek istemeyen Varvar Ali Paşa’nın kellesini almak üzere Sivas’a hareket eder.

İbşir Paşa isyankar Varvar Ali Paşa’yı Tokat dolaylarında kıstırıp yakalar. İbşir Paşa yakaladığı isyankar Varvar Ali Paşa’yı tam cellada teslim edecekken ahalinin içinde Ali Paşa’nın şu sözleri yankılanır;

‘‘Ben senin avradının ırzını korumak için isyan etmiştim. Senin gibi herifi benim üzerime musallat etmelerinin sebebi budur, bilmiyor musun? Beni Allah’ın emrine karşı çıkmayıp da namusunu koruduğum için mi katledeceksin?’’

Padişahın fermanını kendi onurundan ve gururundan üstün gören İbşir Paşa bu söze karşı biraz bozulsa da Varvar Ali Paşa’nın canını oracıkta alır.

Bu olayın ardından İbşir Paşa sadakatinden ötürü sadrazamlık makamını kapsa da halk arasında lakabı deyyus-u ekber olarak anılır.

İçeriği Oyla

Yazar Hilal Sarı

Her şeye nane çocuk gelişimci... :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir